OKULUMUZDAN HABERLER

Okul Dergimiz 'Ebedi Tuğra' Yayın Hayatına Başladı

2010-02-25

Okulumuz öğretmenleri, öğrencilerimiz ve velilerimizin katkılarıyla hazırladığımız okul dergimiz 'Ebedi Tuğra', 24 Kasım Öğretmenler Günü özel sayısıyla yayın hayatına başladı. Editörlüğünü okulumuz Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Hakan Öçal'ın yaptığı dergimize milletvekilleri, Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş ve İl Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Dindar da yazılarıyla destek verdiler.

Aşağıda içeriğinden bazı örnekler bulabileceğiniz dergimizi okulumuzdan temin edebilirsiniz.

Okuryazarlık Ve Yazarokurluk

 

Okuyup yazmayı bilmek bilimin kapısı… Önemli olan kapıdan girmek. Bu ne demek? Okuryazarlık yüzdesini ve yazarokurluk yüzdesini artırabilmek… Okuyan ve yazan olabilmek.. Daha da önemlisi, yazarokurluk yüzdesini olumlu yönde değiştirebilmek..

Öğretmen

 

Öğretmen, hayat boyunca bize şekil veren peygamber mesleğinin her zamanki uygulayıcısı, değerli sanatkardır. İnsana; insan olma, milletlere millet olma bilincini kazandıran odur. Öğretmenin kişi üzerindeki etkisi o kadar tesirlidir ki ne toplum ne aile bu bakımdan asla öğretmene yetişemez..

Topraktan Kalbe Düşen Bir Damla

 

Hey yıllar! Suskunlukla geçen bir ömür, arkanda bıraktığın nadide tohumlar, filizlendiğini görmeden gitme korkusu… Her şey bir oyunla başlar hayat sahnesinde, umursuzca. Yalnızlık da bir figüran. Alıp götürür seni bazen en derin gölgelere, oradan da karanlığa, bazen de aydınlığa, oradan da kalabalığa. Tutunursun umutlara, elinde o kalır tutunabildiğin. Onu da kaybetme korkusu sarar ve yakalarsın sıkıca..

Hoş Gidişler Ola

 

"çocuklar büyüdükçe anladılar.. ilk ustanın verdiği öğütlerin kıymetini.. çocuklar büyürken anladılar.. gazetelerde çıkan fotoğrafların.. yolculuğa bayrağa sarılı çıkanların.. akacak ya da akan kanın – terin- memleket için değerini.."*
*Lokman Erdoğan'ın “ve en güzel yüzündür öğretmenim” adlı şiirinden

Sevgi Çiçekleri

 

İşte karşımdalar, öğrencilerim... Resim yapıyorlar büyük bir hevesle. Öğrendiler ya "susam rengi" bildikleri rengin "mor" olduğunu; her fırsatta bu rengi kullanıp birbirlerine: "Oğlum susam rengi değil, mor mor..." diyebilmek için can atıyorlar. Çok şükür kontrast kelimesinin zıtlık olduğunu da kavratabildim. Ooo... Vakit gelmiş zil çalacak. Oğlum da bekliyordur pencerede, henüz cümle kuramayan pembe ağzı ile çağırıyordur beni..

Yabancı

 

Kemikleri sızlatan bir şubat soğuğu; Ankara.. Soğuk hava, paltosunu delecek neredeyse. Ara sokaktan esen sert rüzgâr yüzüne değdiğinde, bu kadar da olmaz ki dedi içinden. Eskimeye yüz tutmuş, yer yer güneş yanığına dönen paltosunun yakalarını kaldırdı umarsızca. Dudakları kurur gibi oldu soğuktan..

İnsan ve Çevre

 

İnsanoğlu geçmişten bugüne çevresi ile sıkı bir ilişki içerisinde bulunmuştur. Bu ilişki; kimi zaman çevrenin insan faaliyetlerini etkilemesi yönünde gerçekleşmiş, kimi zaman da insanın doğrudan çevreyi değiştirmesi ile ortaya çıkmıştır. İnsanlığın geleceğini her geçen saniye daha güçlü tehdit eden çevre sorunları da bu değişikliklerin ve mücadelenin sonucu olarak ortaya çıkmıştır..

Ergen ve Ebeveyn İlişkisi

 

Doğduğumuz gün.. İlk gülüşmeyişimiz.. İlk konuşmamız ve ilk defa iki ayağımızın üzerinde durmamız.. Büyüklerimizin olduğu bir ortamda isek mutlaka bizden bahsederler. Ama bahsettikleri "biz" değil bebekken veya çocukken bilmeden yaptıklarımızdır; onları güldürdüğümüz anlardır..


«Geri
Atatürk

E-posta listemize katılın

Duyurular

E-Okul